search instagram arrow-down

ROMA

Ata Morello’nun sıkçana atalarının Roma’lı olduğunu söylemesi dostlarını hiç şaşırtmamıştır. İstanbul’lu levanten bir aileden, koruyucu ailesine emanet kaldığını hemen hepsi de bildiğinden, çoklukla İtalyan kökenli olduğu düşünülmüştür; Morello da bu konuda hemen hiç kimseye bir şey anlatmamış, dost sohbetlerinin bazen buğulu, bazen de heyecan dolu atmosferleri onun gerçek kökeni konusunda ağzından çıkan sözcükleri biçimlendirme konusunda etkili olmamıştır. Bugün, en azından kadim dostluğuna vakıf olmuş bir kişinin tanıklığında, Morello’nun genetik ebeveynlerinin Alman olduğunu öğreniyor ve buna şaşırıyorsak Roma’ya ilişkin saplantılarının karanlık bir kökene dayandığı düşüncesinden de kendimizi bir türlü kurtaramıyoruz.

Şunu iyi biliyorum ki bu çok aptalca; hemen hepimizin- Ata Morello da buna dahildir-sohbetlerimizde kendimizi, en başta kendi geçmişimizi sürekli değişen bir öykü gibi sık sık değiştirdiğimizi, üstelik bunu yaşayarak ve buna inanarak şekillendirdiğimizi çok iyi biliyorum. Bu inancın, en azından büyük çoğunluğumuzu, kendi kökenlerimizi unutmak noktasına getirdiği açıktır. Oysa Morello’nun, bu sohbetlerde anlatılan öykülerin, en azından bir kısmında gerçek yaşamından bahsettiği, bugün çoğunluğumuzun üstüne fikir birliği ettiği bir durum.

Roma’nın, başka her kentte görebileceğinizden çok daha « eski », ve dokunduğunuzda seslerin, mırıltıların, haykırışların ve kahkahaların duyulduğu taşları çok ünlüdür. Şunu da belirtmeliyim ki, bu çok olağanüstü deneyimleri pek çok insan paylaşmıştır; bazen gece geç saaatlerde tekinsiz görünen turistlerin hastahanelerin acil servislerine işitme şikayetleri ile başvurması Roma’da olağandır. Acil servislerin ilaç stok listelerinde ise en çok bulunan ilaçların ant-depresan olmasının açıklaması da, İtalyan halkının ruh sağlığındaki olumsuzluk değil, gelen milyonlarca turistten acil servislere başvuranlara, genellikle sıradan bir kulak muayenesinden sonra bu ilaçlardan oluşan bir kokteyl içeren serumlar bağlanmasıdır. Bu serumlara sağlık çalışanları, kendi aralarında « Roma Vodkası » derler. Morello ise Roma’ya gittiğinde içtiği tek vodkanın Piazza di Popolo’daki café’de, « saat geceyarısını geçtiği için sipariş ettiği Grey Goose olduğunu » sıkça belirtmiştir.

mg_3672_2pophotomg_3678_2pophotomg_3688_2pophotomg_3704_2pophotomg_3764_2pophotomg_3782_2pophoto

Bir Cevap Yazın
Your email address will not be published. Required fields are marked *

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: